
Rahim ağzı kanseri, önlenebilir kanser türlerinden biri olmasına rağmen dünya genelinde kadınlarda en sık görülen dördüncü kanser türüdür. Yalnızca 2022 yılında yaklaşık 350.000 can kaybına neden olduğu tahmin edilmektedir.
Vakaların yaklaşık %99’unun yüksek riskli Human Papillomavirus (HPV) ile ilişkili olduğu göz önüne alındığında, moleküler tanı yöntemlerine geçiş, küresel eliminasyon hedeflerine ulaşmada en kritik adımı oluşturmaktadır.
Küresel Yol Haritası: 90-70-90 Stratejisi
Dünya Sağlık Örgütü (WHO), rahim ağzı kanserini bir halk sağlığı sorunu olmaktan çıkarmak amacıyla 2030 yılına kadar ulaşılması hedeflenen 90-70-90 stratejisini belirlemiştir:
Kız çocuklarının %90’ının 15 yaşına kadar, sağlık kurumları tarafından önerilen tüm HPV aşısı dozları ile aşılanmaları
Kadınların %70’inin, 35 ve 45 yaşlarına kadar en az iki kez Real-Time PCR gibi yüksek performanslı bir testle taranması
Kanser öncesi lezyon veya invaziv kanser teşhisi konulmuş kadınların %90’ının uygun tedavi ve bakımı alması
Bu hedeflere ulaşılmasının, önümüzdeki yüzyılda 60 milyondan fazla ölümü engelleyeceği öngörülmektedir.
Tarama Rehberi: Ne Zaman ve Ne Sıklıkla?
Geleneksel Pap smear (sitoloji) uzun süredir standart yöntem olsa da temel olarak halihazırda oluşmuş hücresel değişiklikleri tespit eder. Buna karşılık, HPV Taraması, virüsün varlığını henüz kanser öncesi lezyonlar gelişmesinden yıllar önce belirleyebilir.
Güncel küresel klinik kılavuzlar genel olarak daha hassas bir yöntem olan Birincil HPV Taraması’na geçilmesini vurgulamaktadır.
- 30–65 Yaş Arası (Altın Standart): Dünya Sağlık Örgütü (WHO) ve Avrupa Kılavuzları, bu yaş grubunda birincil yöntem olarak HPV DNA testini önermektedir. HPV testi negatif çıkan kadınlar için tarama aralığı her 5 yılda bir (bazı programlarda 10 yıla kadar) olarak belirlenmiştir.
- Avrupa Komisyonu (EC-CvC) güncel tavsiyelerinde, 30 yaş üstü kadınlarda taramaya sadece HPV testi ile başlanmasını; co-test (HPV + Pap smear) veya tek başına Pap smear yöntemlerinin birincil taramada kullanılmamasını önermektedir.
- Mevcut Pap smear temelli programların hızla moleküler HPV taramasına dönüştürülmesi teşvik edilmektedir.
Detaylı bilgi için mutlaka doktorunuza danışın.
Moleküler Tanı: Tarama ve Genotiplendirme Kitleri
Klinik laboratuvar ortamında tüm HPV testleri aynı amaca hizmet etmez. En iyi hasta bakımı için Tarama ve Genotiplendirme arasındaki farkı anlamak esastır:

- HPV Tarama (Screening) Kitleri: Yüksek hacimli birinci basamak taramalar için tasarlanmıştır. Geniş bir yüksek riskli HPV grubu için “Var/Yok” sonucu verirler. Tarama sonucunun pozitif olması, hastanın risk altında olduğunu ve daha ileri inceleme gerektiğini gösterir.
- HPV Genotiplendirme (Genotyping) Kitleri: Risk sınıflandırması için kullanılırlar. Rahim ağzı kanserlerinin %70’inden HPV 16 ve 18 sorumlu olduğundan, tam genotipin bilinmesi klinisyenlerin acil kolposkopi gerekip gerekmediğine veya hastanın daha yakın şekilde izlenip izlenemeyeceğine karar vermesine yardımcı olur.
Anatolia Bosphore HPV Çözümleri
Bosphore kitleri, UNIO 448 tam otomatik sistemle uyumlu olarak, “örnekten sonuca” iş akışı ile her laboratuvarın ihtiyacına yönelik özelleştirilmiş çözümler sunar.

Bu yüksek hassasiyetli moleküler araçları rutin bakıma entegre ederek, kimsenin rahim ağzı kanseri gibi önlenebilir bir hastalıktan hayatını kaybetmediği bir dünyaya bir adım daha yaklaşıyoruz.




